Aylık arşivler: Aralık 2014

Kaybolan yıllar

kaybolan_yillarBunu bir arkadaş göndermiş. Çok hoşuma gittiğini söylemeliyim. Sosyal paylaşım ağlarına pek ilgimiz olmadığından buraya eklemek istedim. Tozlu rafların arasında duruversin.

Anafikiri de ekleyelim: İnsan, yaptığı yanlışları tekrar tekrar yapmaktan zevk alan yegane bir yaratıktır.

Sergüzeşt olsun adı

TDK sözlüğüne göre macera anlamına gelen ya da başımızdan geçen olaylar silsilesi olarak da tarif edebileceğimiz Farsça bir kelimedir sergüzeşt; olmadı siz gönlünüzden geçen anlamı da yükleyebilirsiniz. 2007 senesinden beri memleketinden uzakta yaşayan bu naçiz insan, bir takım karalamalarını buraya taşımak ister.

Masa lambamın aydınlattığı çatı katımda, İlhan Şeşen ağabeyi dinlerken yeniden yazabilir miyim acaba diye düşünürken bu yeni blogu açmış buldum kendimi. Yazmadığım süreçte okumaya ağırlık vermek istedim. Bu amaçla bir e-kitap okuyucu edindim. Son olarak Amin Maaluf’un Semerkant‘ını okudum. Şu an Fakir Baykurt’un Kaplumbağalar kitabı üzerine kafa yormaktayım. Köy ile şehir arasındaki uçurumu gözler önüne seren, ayrıca köylünün algılanış biçimini keskin bir şekilde anlatan bu romanı okumanızı öneririm. Kısacası sistemin köylüye attığı osmanlı tokatını anlatır bu roman.

Şimdilik pek uzun satırlar dökmeyeceğim buraya. Zaten pek öyle uzun metinler yazabildiğimi de söyleyemem. Umuyorum bu sayfaları boş bırakmayıp, bu uzak memlekette yaşadıklarımı, başımdan geçenleri anlatabileceğim.